-Loriiii gel burda bisey var!
-anne ne var? kov gitsin , uyuyoruum!!
-ne kovmasi manyaak! bu tisliyo koo$$$!
-honkkk!??!!!!
uyku sersemi nasi firladiimi bilmiyom yataktan. bi baktim ki cardakta "blue tounge lizard" dedigimiz. zehirsiz, mavi dilli, yilan gibim tislayan, 30-40cm boyunda bilek kalinliginda kertenkele. annem de benim gibidir asla korkmaz ama kadincaaz buranin dogal hayvanlarini bilmiyo ki. "ya zehirliyse, ya kopege zarar verirse" diye dusunmus ve kurtarici kahramanini (yani beni :P) caarmis.
"-offff anne bu bisey yapmaz , bunlari egitiyolar evde, bahcede falan besliyolar zehirli degil, ama cok pis isiriyo haberin olsun" dedim.
lafim bitmeden bi baktim ki Mister (kopegim) bunu yakalamaya calisiyo, deli giibi etrafinda donuyo. hayvan da tisliyo , onu isirmaya calisiyo.kopekler normalde bunlari olduruyolar, biz kertenkelenin hayatini kurtarmak icin etrafnda dort donuyoruz, hayvan bizden de kaciyo. en sonunda bahcedeki tahta yigininin altina girdi.
isirirsa bari elimi isirmasin diye bahce eldivenini giyip hayvani kuyruundan tuttum , cekiyorum..birden elimde kuyruk sallanmaya basladi, "ayhh noluyoruz dememe kalmadan bi baktm ki hayvan kuyruunu birakmis.
"nah yakalarsin sen beni! al sana kuyruk!" dedi resmen yaa! Mister'in da inadi tuttu tahtanin etrafinda geziniyo, yakalayip oldurcek! evi terkettik mecburen walla, hayvan rahat rahat bahceyi terketsin diye.
kuyrugunu kendi birakti bu arada, yine uzuyo kuyruklari onlarin.
1-2 saat sonra eve geldik, bahceyi aradik taradik hayvancaaz kacmis.
neyse aksam oldu.. anneme dedim ki :
"anne bu fazla tahtalari artik kullanmicaz nasil olsa, heryer yapildi. atalim bi ara bunlari. ben cok uykusuzum , uyuyim biraz beni elleme."
yattim, tam uykuya dalmisim oyy en tatli yerinde bi cigirti yine:
-Loriii burda bisey var koo$$$$!
-anne uyuyoruuum!
-ko$ dedim sanaaa!
-yilan mi???
-yok acayip bisey!
-kov gitsin!
-turkce anlar mii deli!
-"go" diye bagir!
-Lori gel beni delirtmeee!
soylene soylene kalktim, kendimi profesor gibi hissediyorum bi yandan da. saniyorum ki "yine bildik bi hayvan, anneme ozelliklerini sayip dokcem falan" amaaa ama amaa o da ne?

ISTE BU! kadincaaz, "tahtalari atiyim bari" demis. tahtalarin altinda bunu gorunce de, yine profesor Lori'ye danisiyo tabe. lakin ben bu yaratigi gorunce "kor karanlikta araba farina tutulmus dav$an" gibim oole kaldim. once ne olduunu anlamaya calistik, "kurbaa dicez ama kuyrugu var, kurbaanin kuyruu olmaz" diyoruz falan..hadi kuyrugu olsa bu kadar buyuk kurbaami olur beee diye de dusunuyoruz. (yaklasik iki karis buyuklugunde!)"kucuk kurbaa, kucuk kurbaa kuyruun nerede?? kuyruum yok , kuyruum yok yuzerim derede" diye sarkisi bile var yani, kurbaanin kuyrugu olmasss! (dedik)
bide resimde gorulduu uzre topraga gommus kendini serefsiz. uzuun tartismalardan sonra bu yaratigin bir kurbaa olduuna karar verdik. ben hemen makineyi aldim ve yukardaki resimleri cektim. annem de ustune kova kapatti (mister gorup hayvana atlamasin diye) derisinin ustundeki yamalari gorup hayvani hasta sandik. "ayy oluyo bu galba yaziik yaa, burda da susuz kalmis" deyip acidik. ben kovaya matkapla delikler actim, annem de deliklerden havyana su doktu "azcik kendine gelsin" diyerekten.
Profesor Lori, hemen isbasina gecti, resmi pc'ye yukleyippp, google.com.au'dan QLD'de yasayan kurbagalara bakinmaya basladi, sonra Gold Coast'taki kurbagalara bakindi. bakinirkene bi uyari gordu :
"Avustralya'dan kurbagalar yasal olarak koruma altindadir!eger bahcenizde bir kurbaga goruseniz sakin alip baska bi yere atmayiniz! Eger kurbaganin hasta oldugunu dusunuyorsaniz lutfen "kurbaga koruma kurtarma servisini arayiniz!" servis ucretsizdir, size en kisa zamanda geri donulucektir, evinize gelip kurbaga alinicaktir! eger hasta kurbaayi disari atarsaniz, diger kurbagalara da hastaligi bulastirir."
hayvanin etini yiyen bi bakteri varmis, tabi ki bulasici. bu yuzden cok dikkat ediyolarmis.
hemen servisi aradim, gunlerden pazar, saat ise aksam 8 falan. tele-sekreter cikti"
"-bahcemde derisi yamali, hasta olduuna inandiim bi kurbagaa var . bu kurbaayi bahcede daha ne kadar tutabilirim bilmiyorum. ustune kova kapattik. ismim: ... telefon numaram : ...... . tesekkurler"
diyip kapattim. (aramaz olaydim, o notu birakmaz olaydiiim!)
hala kurbagalara bakiniyorum bu arada , resimlerle karsilastiriyorum falan. bi baktim ki bu kurbga "Cane Toad" denen, zehirli , mikrop tasiyan, kopekleri olduren, insanin gozunu kor edebilen, oldurulmesi israrla rica edilen tek kurbagaymis! "gordugunuz anda oldurun ve bulundugu yeri rapor edin" diye not dusmusler altina. gun gectikce yayiliyolarmis , tipki kene gibi.
Ayhhh bi midem bulandi ki anlatamam! bu arada havyan suyu yiyince dirildi! kovanin icinden tak tuk sesler geliyo. ayh mumkun deil, ben bu yaratigi bahcemde tutmam, ama olduremem de!
napcaamizi sapsirdik annemle. dedik ki "en iyisi biz bunu saralim sarmalayalim cope atalim." ama oyle bi hayvan ki bu kurbagalar, cigerlerini cikarsan deri yoluyla solunum yapiyo.
"1 gece derin dondurucuda bekletip gomun!" diye oneri yazmislar (oldu canim, zehirli mehirli aliyim, zehirini bana fiskirtsin.. bi de dolabima koyiyim, hayvan orda soguktan donsun, ben rahat rahat oturiyim evde. hade ordan!)
en sonunda karar verdik, kurek kullanarak kovayla birlikte kalin cop posetine koyduk, yaklasik 6 tane buyuk cop posetini ic ice koyduk, havyani sardik sarmaladik , cop kutusuna attik. oldurmeye kiyamadik yine de.
kurtuldum ohhh! dedim.. yattim uyuyorum.. sabah 8'de zirrrr telefon!
-hanimefendi adresinizi alalim, kurbagayi almaya geliyoruz!
-honnkkkk!!!!!! sey kem kummm! kurbagayi oldurdum ben!
-nasil oldurursunuz???
-o, Cane Toad denen kurbagaymis, iyce baktim.
-emin misiniz?
-evet eminim Cane Toad olduguna..
-naptiniz , nasil oldurdunuz?
-buzlukta tuttum bi gece, ertesi gun gomdum.
-nereye gomdunuz???
ayh artik burda bana geldilerr! sinirlendim ve : "-Gold Coast mezarligina gomdum, basina da hac dikip ismini yazdim! cenaze torenine sizleri cagiramadim zaman kisitliydi kusura bakmayin! " dedim..
-dalga mi geciyosunuz? resmini cektim dediniz, resmini gormek istiyoruz.
-ben size, ben cekmisim gibi herhangi bi resim de gosterebilirim, sonucta bana inanmak zorundasiniz sanirim!
-nereye gomdunuz, gormemiz gerek!
-vermiyorum adresimi, kurbaga falan yok!!!
-ya hasta bi kurbagaysa? ya onu oldu sanip gomduyseniz ve hastaligi baska kurbagalara bulastirirsa?
ay cildirdim yaaa, sktiimin kurbaasi benden degerli cikti..
adamlara yaklasik 10 dakika onun bir Cane Toad oldugunu buna adim gibi emin oldugumu, ve oldugunden de emin oldugumu falan anlatmaya calistim.
telefonu kapattim, aksama dogru tekrar bi telefon. adresimi bulmuslar, kurbagayi gormek istiyolarmis.
"mezarlikta gomulu gidin ordan bulun, sizi eve almam!" dedim, bi de kufur ettim. bir gun boyunca telefonumu kapali tuttum bunlarin yuzunden.
ay iiigrenc bi yaratikti hala midem bulaniyo resmini gordukce be! hayatimda hicbi hayvandan bu kadar bu igrendigimi hatirlamiyorum ki ben yilanlari bile seven biriyim. bi de herifler 1 gun boyunca bu pis yaratik yuzunden beni rahatsiz edip durdular ona da sinir oldum.
cektiim resmi de koydum azcik da sizin mideniz bulansin bana ne (boooooooo!)
not: annem bi kurbagaya verilen degeri gorunce , Tr'ye donene kadar kendine gelemedi.
MUCXXX!
0 comments:
Post a Comment